Çanakkale’de yaşananların o günleri yaşamış düşman askerlerinin anlatımıyla:
“Bayraklar dalgalanıyor, borular öttürülüyor ve dalgalar halinde üzerimize geliyorlardı. Ben makinalı tüfeği sabitleştirdim ve oturduğum yerde namluyu öne ve arkaya çevirerek ateş ediyordum. Nişan almıyordum ama ıskalamak olanaksızdı. İki yüz metre bile yoktu aramızda. Çok kalabalıklar ve arazinin kayalık olması nedeniyle yayılamıyorlardı. Bir açıklıktan geliyorlardı üzerimize. Biz bu uçtaydık ve onlar da öteki uçtan geliyorlardı. Ben ateş ediyordum, iki numaram mermi şeridini tutuyor ve kutudan yeni şeritler çıkartıyordu. Diğerleri tüfekleriyle ateş ediyorlardı. Ateşin etkisini göremiyorduk, sanki büyük bir nesneye ateş eder gibiydik. Tek tek insanlar yoktu karşınızda. Her şey birden sona erdi ve birden önümüzde kimse kalmadı...�
General Tawshend
Anekdot: Er Joseph Clements
“Avrupa’da hiçbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklerle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.� Devamını oku »
kurtuluş savaşında nusret mayın gemisinin rolü
Devamını oku »
Devamını oku »
KAYBOLAN BÖLÜK
12 Ağustos 1915 günü bir bölük asker bir ormana girdi ve bu onların en son görüldüğü andı. Bölüğün ismi Sandingram ,kayboldukları yer Gelibolu yarımadasının Küçük Anafartalar köyü yakınlarıydı. Bu kaybolmanın bir UFO olayı ile ilgili bile olduğu hakkında iddialar ortaya atıldı. Şahitlerin anlattığına göre Bölüğün ormana girdiği sırada gökyüzünde 3 adet bulut görülmüş ve bunlardan biri ormana alçalmış ve daha sonra süratle göğe yükselerek kaybolmuştu.
1998 Temmuzunda ben ve Belçikalı arkadaşım Jul Snelders bu olayın geçtiği yeri bulmaya karar verdik . Ikimizde bu ilginç olayı yeterince araştırmıştık ve yeterli bilgiye sahiptik. GPS, haritalar ve kameralarla donanmış vaziyette jipe atlayıp Anafartalar ovasındaki Azmak mezarlığına doğru yola çıktık. 1919 yılında bölgeye gelen İngilizlerin araştırma yaptıklarını ve 122 adet İngiliz askerine ait cesetlerin kalıntılarını bulduklarını biliyorduk. Cesetlerin bulunduğu nokta Azmak mezarlığından Tekke tepeye doğru yaklaşık 1200 metre mesafede olmalıydı.. GPS'imizn yardımıyla mesafeyi ölçerek Doğuya doğru yönelmeye başladık. 500 metre yol katetmiştikki yaşlı bir köylüye rastladık. Kendisine bu konuda bir şey bilip bilmediğini sorduk.. Hiç bir fikri yoktu, ancak yörede bulunan her insanın olduğu gibi onunda anlatacak çok şeyi vardı. Devamını oku »
Kurtuluş Savaşı
19 Mayıs 1919
Mondoros Mütarekesinden sonra, anlaşmayı imzalamış olan ülkeler anlaşmanın öngördüğü koşullara uymanın gerekli olmadığını düşündüler. Çeşitli bahaneler öne süren İtilâf Devletlerinin (Fransa, İngiltere ve İtalya) Donanmaları İstanbul'a gelmiş, Adana Fransızlar tarafından, Urfa ile Maraş ise İngilizler tarafından işgâl edilmişti. Antalya ve Konya'da İtalyan askerleri, Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri vardı. Neredeyse her yerde yabancı subaylar, yetkililer ve ajanlar vardı. Yine İtilâf Devletlerinin rızasıyla Yunan Ordusu 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmıştı.
Bu zor koşullar altında Mustafa Kemâl Anadolu'ya gitmeye karar verdi. 16 Mayıs 1919'da, "Bandırma" isimli küçük bir tekne ile İstanbul'u terketti. Mustafa Kemâl, Anadolu'ya yapacağı bu yolculuğu esnasında düşmanlarının bu gemiyi batırmayı planladıkları konusunda uyarılmıştı. Ama o bundan korkmuyordu ve 19 Mayıs 1919 Pazartesi tarihinde Samsuna ulaşarak Anadolu toprağına ayak bastı. İşte bu tarih, Türk İstiklâl Savaşının başlangıç tarihini belirlemektedir. Bu tarih ayrıca Mustafa Kemâl'in daha sonra kendi doğum tarihi olarak seçmiş olduğu tarihtir. Böylece, Anadolu'da Bir ulusal direniş dalgası oluştu. Doğuda Erzurum'da bir hareket başlamış bulunmaktaydı ve Mustafa Kemâl hızlı bir biçimde hareket ederek tüm organizasyonun başına geçti. 1919 yılının yazında yapılan Erzurum ve Sivas kongreleri, ulusal bir sözleşme ile ulusal hedefleri ilân etti. Devamını oku »