Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti, İtilaf devletleriyle Mondros Mütarekesi’ni imzalamıştır (30 Ekim 1918). Bu mütareke, Osmanlı İmparatorluğu’nu hukuken olmasa bile fiilen sona erdirmiştir. Ancak bununla birlikte yeni Türk devletinin kuruluşunun da ilk adımı olmuştur. Yurdu parçalanmak istenen Türk milleti, kendisine dayatılmaya çalışılan bu yenilgi belgesini tanımadığını tüm dünyaya göstermek için daha sıkı kenetlenmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, Yıldırım Ordular Grup Komutanlığı lağvedildikten sonra 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’a gelmiştir. Bir süre Pera Palas’ta kaldıktan sonra Şişli’de bir ev kiralamış ve mütareke dönemindeki olayların seyrini burada takip etmeye başlamıştır. Mustafa Kemal Paşa Türk milletinin kurtuluşu hakkındaki düşüncelerini, en yakın birkaç arkadaşından başkasına açmamış ve İstanbul’da, sıkı bir gizlilik içinde büyük mücadelenin fikir hazırlıklarını yapmıştır. Mustafa Kemal Paşa’nın Şişli’deki evinde yaptığı toplantılar, bazen sabahlara kadar devam etmiş ve ülke ile ilgili alınan kararlar gözden geçirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, işgal altındaki İstanbul’da ülkenin kurtuluşu için hiçbir şey yapılamayacağını bu yüzden de kesinlikle Anadolu’ya geçmek gerektiğini düşünmüştür.

İstanbul Hükûmeti tarafından Orta Karadeniz kesiminde mütareke hükümlerinin uygulanmasını takip etmek, silahların teslimine nezaret etmek, işgallere karşı kurulmuş örgütlenmelere engel olmak amacıyla 9’uncu Ordu Müfettişliği teşkil edilmiş ve bu göreve 30 Nisan 1919’da Mustafa Kemal Paşa atanmıştır. Bu görev Mustafa Kemal Paşa için Anadolu’da başlatılacak olan Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk hareket noktası olmuştur.

9’uncu Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya giden Mustafa Kemal Paşa’nın karargâhında; 3’üncü Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet (BELE) Bey, Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım (DİRİK) Bey, Müfettişlik Sağlık Daire Başkanı Tabip Albay İbrahim Tali (ÖNGÖREN) Bey, Kurmay Başkanı Yardımcısı Kurmay Yarbay Mehmet Arif (AYICI) Bey, Karargâh Kurmayı ve İstihbarat ve Siyasi Şube Müdürü Hüsrev (GEREDE) Bey, Müfettişlik Topçu Kumandanı Topçu Binbaşı Kemal (DOĞAN) Bey gibi Millî Mücadele’ye gönül veren 55 kişi yer almıştır. Bandırma vapuru 16 Mayıs 1919 akşamı İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıkmıştır.

Bandırma Vapuru

Bandırma vapurunun süvarisi İsmail Hakkı (DURUSU) kaptandı. Mustafa Kemal Paşa üç günlük sıkıntılı fakat son derece umutlu bir yolculuktan sonra 19 Mayıs 1919 sabahı saat 08.00’de Samsun’a ulaşmıştır.

Mustafa Kemal PaÅŸa, karargâhını Mıntıka Palas Oteli’nde kurmuÅŸtur. 25 Mayısta Havza’ya gelmiÅŸ, 12 Hazirana kadar burada daha sonra Millî Mücadele tarihinin bağımsızlık beyannamesini hazırladığı Amasya’da çalışmalarını sürdürmüştür. Artık gittiÄŸi her yerde bir önder olarak görülüyor, milletin sevgi ve güvenini kazanıyordu. Mustafa Kemal PaÅŸa Samsun’a geldiÄŸi 19 Mayıs 1919 tarihinden Erzurum’a hareket ettiÄŸi 28 Haziran 1919 sabahına kadar geçmiÅŸ olan kırk gün zarfında, bir taraftan komuta makamlarıyla temasa geçmek suretiyle savunma için fikir ve karar birliÄŸine varmaya, diÄŸer taraftan da halkın moralini ve güvenini kuvvetlendirmeye çalışmıştır. Yakın arkadaÅŸları ile Erzurum’da bir kongre yapılmasına ve bu kongreye Anadolu’nun her tarafından üyeler çaÄŸrılmasına karar vermiÅŸ ve Erzurum Kongresi toplanmıştır. İkinci kongre Sivas’ta yapılmıştır. Mustafa Kemal PaÅŸa, Sivas Kongresi’nde alınan kararları vakit geçirmeden bütün dünyaya yaymıştır. Artık Türklerin KurtuluÅŸ Savaşı baÅŸlamıştır.

Mustafa Kemal PaÅŸa Samsun’a çıktıktan sonra, tüm yolları kullanarak ulusal sorunlar hakkında halkın bilinçlenmesini saÄŸlamış, Kuvayı milliyeyi organize ederek Millî Mücadele’yi baÅŸlatmıştır.

http://www.tsk.tr/8_tarihten_kesitler/8_4_turk_tarihinde_onemli_gunler/milli_mucadele/milli_mucadele.htm

  19 Mayıs 1919 Ulusal KurtuluÅŸ Savaşımızın baÅŸladığı gündür. I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok yeri savaşı kazanan devletler tarafından iÅŸgal edilmiÅŸti. Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak için Atatürk, 16 Mayıs 1919′da “Bandırma Vapuru” ile İstanbul’dan Samsun’a hareket etti. 19 Mayıs 1919′da Samsun’a vardı ve burada KurtuluÅŸ Savaşını baÅŸlattı. Üç yıl süren savaÅŸlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden kurtarıldı. 29 Ekim 1923′te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk’ün, Samsun’a varış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteÄŸi üzerine “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır.

      Atatürk Türk gençliÄŸini seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceÄŸini onların ellerine bırakmaya çekinmiyordu. GençliÄŸe bıraktığı bu önemli görevi söylevinde şöyle dile getiriyordu Atatürk: “Ey Türk GençliÄŸi! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluÄŸa deÄŸin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceÄŸinin biricik temeli budur. Bu temel senin en deÄŸerli güven kaynağındır.”

      Atatürk, “SaÄŸlam kafa saÄŸlam vücutta bulunur!” sözü ile baÅŸarılı olabilmenin bir koÅŸulunun da saÄŸlıklı olmak olduÄŸunu, saÄŸlıklı olmak için de spor yapmak gerektiÄŸini vurgulamıştır.

     Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

     19 Mayıs; 1981 yılından bu yana  Atatürk’ü Anma Günüolarak da kutlanmaktadır. Bunun nedeni  Atatürk’ün bir söyleÅŸi sırasında: Ben 19 Mayıs’ta doÄŸdum demiÅŸ olmasıdır.

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramıâ€? olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiÅŸ fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduÄŸunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlikâ€? kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaÅŸ sınırı dışında fikri olarak gençliÄŸi yani, fikirde yeniliÄŸi ifade etmiÅŸtir. O’nun ÅŸu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doÄŸruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.â€? (1) (daha fazla…)

1919 yılı baÅŸlarında İngilizler, Türklerin Pontusçulara karşı geliÅŸtirmiÅŸ oldukları direniÅŸlerden rahatsız olmaya baÅŸlamışlardı. Damat Ferit PaÅŸa, Sadrazam olduktan sonra sorunun çözümü için yollar aramaya baÅŸlamıştı. 30 Nisan 1919′da 9. Ordu MüfettiÅŸliÄŸine atanan Mustafa Kemal, Samsun’a, görev bölgesindeki iç huzuru saÄŸlamak, silah ve cephaneleri toplamak, vatandaÅŸlara silah dağıtılmasını engellemek ve bunu yapan kuruluÅŸları ortadan kaldırmak üzere gönderildi. 16 Mayıs 1919′da Samsun’a hareket eden Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktı. İngilizlerin denetiminde olan Samsun’da milli mücadele hareketi için istediklerini gerçekleÅŸtiremeyeceÄŸini anlayan Mustafa Kemal, 25 Mayısta Havza’ya geçti. Samsun’a çıkışını Mustafa Kemal, Nutuk’ta ÅŸu ÅŸekilde anlatmıştır: (daha fazla…)

1919 yılı baÅŸlarında İngilizler, Türklerin Pontusçulara karşı geliÅŸtirmiÅŸ oldukları direniÅŸlerden rahatsız olmaya baÅŸlamışlardı. Damat Ferit PaÅŸa, Sadrazam olduktan sonra sorunun çözümü için yollar aramaya baÅŸlamıştı. 30 Nisan 1919′da 9. Ordu MüfettiÅŸliÄŸine atanan Mustafa Kemal, Samsun’a, görev bölgesindeki iç huzuru saÄŸlamak, silah ve cephaneleri toplamak, vatandaÅŸlara silah dağıtılmasını engellemek ve bunu yapan kuruluÅŸları ortadan kaldırmak üzere gönderildi. 16 Mayıs 1919′da Samsun’a hareket eden Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktı. İngilizlerin denetiminde olan Samsun’da milli mücadele hareketi için istediklerini gerçekleÅŸtiremeyeceÄŸini anlayan Mustafa Kemal, 25 Mayısta Havza’ya geçti. Samsun’a çıkışını Mustafa Kemal, Nutuk’ta ÅŸu ÅŸekilde anlatmıştır:
“1919 yılı Mayıs’ının 19′uncu günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve manzara : Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduÄŸu durum, Dünya Savaşı’nda yenilmiÅŸ, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiÅŸ, Åžartları ağır bir ateÅŸkes AntlaÅŸması imzalamış, Büyük Harbin uzun yılları boyunca, millet yorgun ve fakir bir halde. Milleti ve memleketi Dünya Savaşı’na sokanlar, kendi hayatları endiÅŸesine düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilafet makamında bulunan Vahdettin, soysuzlaÅŸmış, ÅŸahsını ve yalnız tahtını emniyete alabileceÄŸini hayal ettiÄŸi alçakça tedbirler araÅŸtırmakta. (daha fazla…)

Samsun’da yanına aldığı iLk ER ….
Yanına aldığı İLK ER O, Samsun’a çıktığı zaman, üstü başı yırtık, postalları patlamış, silahsız bir er gördü. Yüzünün rengi bakıra dönmüş, yaÄŸlan eriyip kemik ve sinir kalmış bu Türk askeri aÄŸlıyordu. O’na sordu:- Asker aÄŸlamaz arkadaÅŸ, sen ne aÄŸlıyorsun?Er irkildi, başını kaldırdı. Bu sesi tanıyordu ve bu yüz ona yabancı deÄŸildi. Hemen doÄŸruldu ve Anafartalar’daki Komutanını çelik yay gibi selamladı.- Söyle niçin aÄŸlıyorsun?İç Anadolu’nun yanık yürekli çocuÄŸu içini çekti:- Düşman memleketi bastı, hükümet beni terhis etti. Silahımızı elimizden aldı. Toprağıma giren düşmanı ne ile öldüreceÄŸim? Kemal Atatürk, er’in omzuna elini koydu:- Üzülme çocuÄŸum, dedi. Gel benimle!Ve Samsun deposunda giydirilip silahlandırarak yanına aldığı ilk er bu Mehmetçik oldu.

01 Kurmay Albay Kazım Dirik Müfettişlik Kurmay Başkanı
02 Kurmay Albay Mehmet Arif Ayıcı Kurmay Başkanı Yardımcısı
03 Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede Birinci şube müdürü
04 Binbaşı Kemal Doğan Müfettişlik Topçu Kumandanı
05 Dr. Albay İbrahim Tali Öngören Ordu Sıhhiye Başkanı
06 Dr. Binbaşı Refik Saydam Sıhhiye Başkan Yardımcısı
07 Yüzbaşı Cevat Abbas Gürer Müfettişlik Başyaveri
08 Üsteğmen Muzaffer Kılıç Müfettişlik ikinci Yaveri
09 Yüzbaşı Ali Şevket Öndersev Müfettişlik Emir Subayı
10 Üsteğmen Hayati, Kurmay Başkanı Emir Subayı
11 Yüzbaşı Mümtaz Tünay
12 Yüzbaşı İsmail Hakkı
……… (daha fazla…)