atatürk ve kongreler sivas kongresinin önemi
Erzurum’daki çalışmalarını tamamlayan Mustafa Kemal Paşa, 29 Ağustos’ta Erzurum’dan hareket ederek 2 Eylül 1919’da, halkın sevgi gösterileri arasında Sivas’a girdi.Bu durum Millî Mücadele’ye artık halkın da katıldığının ve bu mücadelenin önderi olarak Mustafa Kemal Paşa’yı gördüğünün bir ifadesiydi.
Sivas Kongresi, bütün Anadolu’yu ve Trakya’yı temsilen toplanacaktı.Bütün gözler Sivas’a çevrilmişti.Amasya Genelgesi’nde toplanacağı belirtilen Sivas Kongresi; geçen zaman ve olaylar nedeni ile belirtilen şartlar altında gerçekleşemedi.Çünkü, Sivas, her bakımdan güvenli bir yer olmaktan çıkmış; tehdit altına girmişti.Kongre’nin toplanması millî bir sır olarak tutulamadığı gibi, Mustafa Kemal Paşa da müfettişlik görevinden alınmış; ordudan istifa etmişti.Hakkında tutuklama emri bulunan sade bir vatandaştı.Ancak Erzurum Kongresi ile liderlik yolunun ilk engeli aşılmış; Temsil Heyeti Başkanı olmuştu.
Gerek İstanbul Hükümeti’nin engellemeleri, gerekse Millî Mücadele gerçeğini kavramayan bazı valilerin tutumu nedeni ile Sivas Kongresi, katılması gerekenin yarısı kadar delege ile toplanmıştı.Sivas Kongresi öncesi işgal kuvvetleri ve İstanbul Hükümeti, Kongre’nin toplanmasını engellemek için bazı girişimlerde bulundu.Tekrar Elazığ Valisi Ali Galip devreye sokuldu.Şehre gelen bazı Fransız subaylar aracılığıyla Mustafa Kemal’in tutuklanacağı, Kongre’nin basılacağı söylentileri yayıldı.
4 Eylül 1919’da Sivas Lisesi’nde açılan kongrenin ilk günü başkanlık seçimi yapıldı.Kongre başkanlığına seçilen Mustafa Kemal, memleketin içinde bulunduğu durumu ifade eden bir açılış konuşması yaptı.Kongre’de çalışmalara başlandı.Gündem esas olarak iki maddeden oluşuyordu.Birincisi Erzurum Kongresi kararlarının ve tüzüğünün görüşülerek yeni şartlara uydurulması; diğeri de yirmi beş delegenin hazırlayıp Kongre’ye sunduğu manda fikriydi.
Buna göre;
I.Dünya Savaşı sonunda sömürgeci devletler, sömürgelerine devam etmek amacıyla Wilson İlkeleri’ne ters düşmeden kendine göre bağımsın olma yeteneğinden yoksun milletleri, galip devletlerin kurduğu Cemiyet-i Akvam(Milletler Cemiyeti) adına yöneteceklerdi.Bağımsızlığa hak kazanan milletler, daha sonra bağımsız olacaklardı.Himaye de denilen bu sömürü düzenine manda adı verildi.Bu görüş; Sivas Kongresi’nde, bazı delegeler tarafından uzun uzun tartışıldı, görüşüldü ve sonunda reddedildi.
11 Eylül 1919 günü sona eren Sivas Kongresi’nde, Erzurum Kongresi’nin kararları tamamen kabul edilmekle beraber bazı değişiklikler yapıldı:
1.’’Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’’ tüzüğü, ülkeyi ve milleti kapsayacak şekilde değiştirilerek kabul edildi.Yurdun çeşitli yerlerinde kurulmuş olan bütün millî cemiyetler, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi.
2.’’Temsil Heyeti, Doğu İllerinin tamamını temsil eder.’’ İfadesi,’’Tüm yurdu temsil eder.’’ şeklinde değiştirildi.
3.Erzurum Kongresi’nde yalnız Ermeni ve Rum örgütlerinin işgaline karşı müdafaa kararı düşünülmüştü.Sivas Kongresi’nde ise her türlü işgal ve müdahaleye karşı koyma kararı alındı.
4.’’Vatanın herhangi bir parçası hükümetçe terk ve ihmal edildiği taktirde, bir geçici hükümet kurularak idarenin millet adına ele alınacağı’’ karar altına alındı
5.Misakımilli’nin esasları ortaya çıktı.Mebusan Meclisinin acele toplanması, Hükümet üzerinde Meclis denetiminin sağlanması istendi.
6.Kongre başkanlığına Mustafa Kemal Paşa getirildi.Erzurum Kongresi’nde seçilen Temsil Heyeti’nin üye sayısı on beşe çıkarıldı.
7.Vatanın sınırları bölünmez bir bütün olarak düşünüldü.Milli kuvvetleri etken,milli iradeyi hakim kılmak esası kabul edildi.
8.İşgal emeli taşımayan devletlerin ekonomik yardımları kabul edilecekti.
9.Azınlıklara siyasi egemenliğimizi ve sosyal dengeyi bozacak imtiyaz(ayrıcalık)lar verilmeyecekti.
Ayrıca, Ankara’da bulunan Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Batı Anadolu Milli Kuvvetler Genel Komutanlığı’na atandı.13 Eylül 1919’da Milli Mücadele’nin yayın organı olmak üzere İrade-i Millîye adlı gazete Sivas’ta çıkarıldı.
Yorum Yapın