ADALET
«Adalet gücü bagimsiz olmayan bir milletin, devlet halinde varligi kabul olunmaz.»
1920.

«Zamanin degismesiyle hükümlerin degismesi inkâr olunamaz.» Kurali adlî politikamizin temelidir.
1922.

ADLIYE

«
En yeni kanunlarla donanmis olan adliyemizin basireti ve adaleti
uygulamak için gösterdigi dikkat milletin huzur ve nizamini korumaga
kâfi ve muktedirdir.»

01.11.1929, T.B.M.M. 3. Dönem 3.Toplanma Yilini Açarken.

«
Adliyemizin emin oldugumuz yüksek gücü sayesindedir ki, Cumhuriyet,
kaçinilmaz gelisimi takip edebilecek ve türlü sekil ve türdeki
tecavüzlere karsi vatandasin hukukunu ve memleketin düzenini
koruyabilecektir.»

01. 11. 1930 T.B.M..M. 3. Dönem 4. Toplanma Yilini Açarken.

ADLIYE SIYASETI

«Adliye
politikamizda takip edilecek gaye, evvela halki yormaksizin süratle,
isabetle, emniyetle adaleti dagitmaktir. Ikinci olarak toplumumuzun
bütün dünya ile temasi dogal ve zorunludur; bunun için adaletimizin
seviyesini bütün medeni toplumlarin derecesinde bulundurmak
mecburiyetindeyiz. Bu hususlari saglamak için mevcut kanun ve
usüllerimizi bu bakis açilarina göre yenilemekteyiz ve yenileyecegiz…»

01. 03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yilini Açarken.

AHLAK

«Hiç bir millet yoktur ki, ahlâk esaslarina dayanmadan ilerlesin …»

24. 12. 1919., Kirsehir Gençler Dernegindeki Hitabe.

«Tehdit esasina dayanan ahlâk, bir fazilet olmadiktan baska güvene de lâyik degildir.…»

25. 08. 1924, Muallimler Birligi Kongresi Üyelerine.


AILE HAYATI

«…Medeniyetin
esasi, gelisme ve gücün temeli aile hayatindadir. Bu hayatta fenalik,
muhakkak sosyal, ekonomik, siyasal güçsüzlüge sebep olur. Aileyi teskil
eden kadin ve erkek unsurlarin dogal haklarina sahip olmalari, aile
görevlerini basaracak güçte olmalari gereklidir.»

30. 08. 1924, Dumlupinar’da Konusma.

« Efendiler, sosyal hayatin kökeni, aile hayatidir. Aile, açiklamaya gerek yoktur ki, kadin ve erkekten olusur…»

28. 08. 1925, Inebolu’da Bir Konusma.

ALLAH

«… Tanri birdir, büyüktür…»

01. 11. 1922, T.B.M.M.

«…
Biliriz ki, Allah dünya üzerinde yarattigi bu kadar nimetleri, bu kadar
güzellikleri insanlar istifade etsin, varlik içinde yasasinlar diye
yaratmistir. Ve âzami derecede faydalanabilmek için de, bugün kâinattan
esirgedigi zekâyi, akli insanlara vermistir..»

17. 02. 1923, Izmir Iktisat Kongresini Açis Söylevi.


ANAYASA

«… Anayasa, milletin tamamiyla arzularini ve meclisin mahiyetini ve gerçek seklini gösterir bir kanundur…»

21. 02. 1921, T.B.M.M.

«…
Anayasa da, Osmanli Imparatorlugunun, Osmanli Devletinin öldügünü idrak
ve ifade ve onun yerine yeni Türkiye Devleti’nin geçtigini ilân eyleyen
ve bu devletin hayatinin da kayitsiz sartsiz hakimiyetin milletin
elinde kalmasiyla mümkün oldugunu ifade eden bir kanundur…»

17. 02. 1923, Izmir Iktisat Kongresi Açis Söylevi.

«Anayasanin
asil ruhu ise kitaplara geçmesinden evvel milletin dimaginda ve
vicdaninda toplanmis olmasiyla ve ancak bunun ifadesi olmak üzere
kurdugu meclise verdigi gerçek görev ile senelerden beri hükümlerini
fiilen uyguluyor olmasiyla ve en nihayet kanun seklinde dünyanin
gözleri önüne konmasiyla gerçeklesmistir…»

16. 01. 1923, Istanbul Gazete Temsilcilerine Hitap.

ANNE

« Büyük basarilar, degerli analarin yetistirdikleri seçkin çocuklarin yardimiyla meydana gelir. »

1923.

«
Kadinin en büyük vazifesi analiktir. Ilk terbiye verilen yer ana kucagi
oldugu düsünülürse bu görevin önemi gerektigi gibi anlasilir….»

31. 01. 1923, Izmir’de Halk ile Konusma.

ASAR VERGISI

«…Memleketin
basinda ortaçagin en insafsiz belâsi olarak hâlâ musallat duran asarin
kaldirilmasini yüce meclise teklif edebilecek bir ekonomik seviyeye
Cumhuriyet idaresinin bir senede ulasmis olmasi, cidden memnuniyet
vericidir.»

01. 11. 1924, T.B.M.M. 2.Dönem 2.Toplanma Yilini Açarken.

«…
Köylümüz ve ziraatimiz üzerindeki asar kâbusunun ortadan kaldirilmasi
ile meydana gelen rahatlik, milletin daha çok üretmek, daha rahat olmak
için çalismak arzularini tesekkür edilecek bir derecede arttirmistir.»

01. 11. 1925, T.B.M.M. 2. Dönem 2. Toplanma Yilini Açarken.

ASILAMA

«Yayilan
ve bulasici hastaliklara karsi insanlari muhafaza hususunda hizmetleri
görülen asilari hazirlamakla mesgul Hifzisihha müesseselerimiz tam bir
basariyla çalismasina devam ve mücadeleye faydali hizmetler ifa
etmektedirler. 1921 yili içerisinde üç milyon kisilik çiçek asisi
yapabilen Sivas müessesesi geçen sene içinde bes milyon kisilik çiçek
asisi, bes yüz otuz yedi kilogram kolera, dört yüz yedi kilogram tifo
asilari üretmis ve bunlar âhâliye yeter derecede uygulanmistir…»

01.03.1923, T.B.M.M. 4.Toplanma Yilini Açarken.

AYDIN

«…
Aydin sinifi ile halkin anlayis ve hedefi arasinda dogal bir uygunluk
olmasi lazimdir. Yani aydin sinifin halka telkin edecegi fikirler,
halkin ruh ve vicdanindan alinmis olmalidir…»

20.03.1923, Konya Gençleriyle Konusma.

«…
Aydinlarimiz, milletimi en mutlu yapayim der. Baska milletler nasil
olmussa onu da aynen öyle yapalim der. Ama düsünmeliyiz ki, böyle bir
teori hiç bir devirde muvaffak olmus degildir. Bir millet için saadet
olan bir sey diger millet için felaket olabilir. Ayni sebep ve sartlar
birini mutlu ettigi halde digerlerini bedbaht edebilir. Onun için
millete gidecegi yolu gösterirken dünyanin her türlü ilminden,
kesiflerinden, gelismelerinden istifade edelim, ama unutmayalim ki,
asil temeli kendi içimizden çikarmak mecburiyetindeyiz.»

20.03.1923, Konya Gençleriyle Konusma.

«…
Aydinlarimiz içinde çok iyi düsünenler vardir. Fakat genellikle su
hatamiz vardir ki, arastirma ve çalismamiza zemin olarak çok vakit
kendi memleketimizi, kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi
özelliklerimizi ve ihtiyaçlarimizi almaliyiz. Aydinlarimiz belki bütün
dünyayi, bütün diger milletleri tanir, ama kendimizi bilmeyiz.»

20.03.1923, Konya Gençleriyle Konusma.

B

BAGIMSIZLIK

« Tam bagimsizlik, ancak ekonomik bagimsizlikla mümkündür.»

(1922)

« Biz baris istiyoruz dedigimiz zaman, tam bagimsizlik istedigimizi herkesin anlamasi gerekir.»

(1923)


BAKIR (Üretimi)

«Artvin
civarinda bakir madenlerinden birinin isletmeye baslamasindan memnun
olduk. Ergani bakir madeninin isletmeye baslatmasini, memleket için
mühim bir fayda olarak görüyoruz…»

01.11.1936, T.B.M.M. 5.Dönem 2. Toplanma Yilini Açarken.


BALKAN ANTLASMASI

«
Balkan Antlasmasi, Balkan devletlerinin, birbirlerinin varliklarina
özel saygi beslenilmesini göz önünde tutan mutlu bir belgedir.»

01.11.1934, T.B.M.M. 4.Dönem 4. Toplanma Yilini Açarken.

«…
Önemli bir hâdise de Balkan Pakti’dir. Dört devlet; kendi güvenleri
için ve Balkanlarin, karisma ve karistirma konusu olmaktan çikmasi için
içten bir kanaatle birbirlerine baglanmislardir. Balkanli
baglasiklarimizla gittikçe artan bir beraberlik ve dayanisma siyasasi
güdüyoruz.»

09.05.1935, C.H.P. 4. Büyük Kurultayini Açarken.

BARIS

«
Türk Baris sartlari, Misak-i Millî’nin ilân edildigi gün olan 28 Ocak
1920 tarihinden beri bütün cihanca malûmdur. Bu sartlar su suretle
özetlenebilir: Türkiye’nin millî hudutlari içinde siyasî ve iktisadî
tam istiklâlinin tasdiki Fransa ile imzalanan 20 Aralik itilâfi
Türkiye’nin, istiklâline hürmet edildikçe barissever ve uyusmaci
oldugunu ispat eder.»

11.01.1922, Entransigeant Muhabirine Demeç.

«…
Memleketimizin zulmen ugradigi tahribati imar ve senelerden beri türlü
türlü engeller altinda baski uygulanan ekonomi hayatimizin mesru
gelisimini temin ve fen ve irfan içinde çaliskan bir hayata kavusturmak
baris sartlarimizdir.»

24.10.1922, United Press Muhabiri ile Demeç.

«…
Büyük Millet Meclisi samimi olarak baris istiyor. Cidden baris
istedigimizi herkes anlayabilir. Çünkü memleketimizi imar edebilmek
için barisa muhtaciz.»

22.12.1922, Morning Post Muhabirine Demeç.

«… Barisi kanla degil, mürekkeple imza etmek istiyorduk.»

23.01.1923, Morning Post Yazari Grace Ellison’a Demeç.

«Evvelâ,
barissever oldugumuz için barisi arzu ediyoruz. Ikinci olarak, devamli
muharebeler dolayisiyla memleket barisa tanzim ve imara çok muhtaçtir.
Fakat baris olmayacak olursa yine mücadeleye devam edecek ve mutlaka
memleket için lüzumlu olan neticeyi elde edecegiz…»

16.01.1923, Arifiye’de Konusma.

«
Gerçekte baris bizim için ne kadar faydali ise, muhataplarimiz için de
o kadar faydali ve lazimdir. Çünkü bundan sonra memleketimizin imar ve
ihyasi için çalismak istiyoruz. Onlarin da bu lüzumu idrak etmemelerine
imkân yoktur…»

22.01.1923, Bursa Sark Sinemasinda Halka Konusma.

BASIN

«Basin,
milletin müsterek sesidir. Bir milleti aydinlatma ve uyarmada, bir
millete muhtaç oldugu fikrî gidayi vermekte, özet olarak bir milletin
mutluluk hedefi olan müsterek istikamette yürümesini teminde basli
basina bir kuvvet, bir okul, bir rehberdir.»

(1922)

«Türkiye
basini milletin gerçek ses ve iradesinin dogdugu yer olan cumhuriyetin
etrafinda çelikten bir kale meydana getirecektir. Bir fikir kalesi,
zihniyet kalesi. Basin mensuplarindan bunu istemek, cumhuriyetin
hakkidir….»

05.02.1924, Izmir’de Gazetecilerle.

«…
Cumhuriyet devrinin kendi anlayis ve ahlâkini tasiyan basinini yine
ancak Cumhuriyetin kendisi yetistirir. Bir taraftan geçmis devir
gazetelerinin ve adamlarinin düzeltilmesi mümkün olmayanlari milletin
nazarinda belirlenirken, öte taraftan Cumhuriyet basininin temiz ve
feyizli sahasi genisleyip yükselmektedir. Büyük ve soylu milletimizin
yeni çalisma ve medeniyet hayatini kolaylastirip tesvik edecek iste
ancak bu anlayistaki basin olacaktir.»

2. Dönem 3. Toplanma Yilini Açarken, 1.Kasim.1925.

BASARI

«Milletimiz, tek bir vücut gibi gösterdigi birlik ve gayret sayesinde basariya ulasmistir.»

Büyük Zafer Hakkinda, 4 Ekim 1922.

«
Bilelim ki, kazandigimiz basari milletin kuvvetlerini birlestirmesinden
ileri gelmistir. Ayni basarilari ileride de kazanmak istiyorsak, ayni
temele dayanalim ve ayni yolda yürüyelim.»

(1923)

« Zafer «Zafer benimdir» diyebilenindir; basari «basarili olacagim» diye baslayanin ve «basarili oldum» diyebilenindir.»

11. 01. 1925, Konya’da Bir Konusma.
(daha&helliip;)

ATATÜRK’ÜN BAZI ÖZDEYİŞLERİ

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir.

Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz.

Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

Hiç bir zafer gâye değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük olan gâyeyi elde etmek için gerekir en belli başlı vasıtadır. Gâye, fikirdir.

Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir. (daha&helliip;)

- Ne mutlu “Türküm” diyene.

- Geldikleri gibi giderler.

- Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

- Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı
bir türlü öğretemedim.

- Yurtta sulh, cihanda sulh.

- Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.

- Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.

- Doğruyu söylemekten korkmayınız.

- Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir.
Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve
hissediyorsanız bu yeterlidir.

- Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.

- Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. (daha&helliip;)

atatürkün özdeyişleri ve anlamları

- Ne mutlu “Türküm” diyene.

- Geldikleri gibi giderler.

- Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

- Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı
bir türlü öğretemedim.

- Yurtta sulh, cihanda sulh.

- Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.

- Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür. (daha&helliip;)

ATATÜRKÜN ÖZDEYİŞLERİ VE SÖZLERİ

“… Bu düşüşün çıkış noktası korkuyla, aczle başlamıştır. Türkiye’nin, Türk halkının nasılsa başına geçmiş olan birtakım insanlar, galip düşmanlar karşısında, susmaya mahkûmmuş gibi, Türkiye’yi âtıl ve çekingen bir halde tutuyorlardı. Memleketin ve milletin çıkarlarının gerektiğini yapmakta korkak ve mütereddit idiler. Türkiye’de fikir adamları, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki “Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur.” Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. ‘Onlar bizi idare etsin’ diyorlardı.”

atatürkün sözleri özdeyişleri

“…Bu düşüş, bu alçalış, yalnız maddi şeylerde olsaydı, hiçbir önemi yoktu. Ne yazık ki Türkiye ve Türk halkı, ahlak bakımından da düşüyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Doğu ‘maneviyatı’yla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu. Doğu’yla Batı’nın birleştiği yerde bulunduğumuz, Batı’ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde, asıl mayamız olan Doğu ‘maneviyatı’ından tamamıyla soyutlanıyoruz. Hiç şüphesizdir ki bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çıkmazına itmekten başka, bir sonuç beklenemez (bundan).”

atatürkün sözleri özdeyişleri ile ilgili herşey

“…Oysa güç ve kuvvet, Türkiye’de ve Türkiye halkında olan gelişme cevherine, zehirli ve yakıcı bir sıvı katmıştır. Bunun etkisi altında kalarak, milletin en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmuştur. Artık durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı. Oysa hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatlarıyla, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir. Tarihte, böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar, zehirli sonuçlarla karşılaşmışlardır. İşte Türkiye de, bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, her yüzyıl, biraz daha çok gerilemiş, daha çok düşmüştür.”