YIL 1934, O DÖNEMDE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ULUS'TADIR. BAKAN
İSE NİĞDELİ ABİDİN ÖZMEN'DİR. BAKAN, MAKAMINDA ÇALIŞMAKTADIR.
KAPI ÇALINIR. BAKANIN GÜR SESİ "GİRİNİZ", ATATÜRK'ÜN YAVERLERİNDEN
BİRİ, YANINDA İKİ ÇOCUKLA MAKAMA GİRERLER.
HOŞBEŞTEN SONRA YAVER BEY, BAKAN ABİDİN ÖZMEN'E BİR ZARF UZATIR.
KONUKLARA YER GÖSTERİR VE ZARFI AÇAR. ATATÜRK'TEN GELEN BİR
MEKTUPTUR BU : "BAY ABİDİN ÖZMEN, MİLLİ EĞİTİM BAKANI...." ABİDİN
ÖZMEN ZARFI ÖZENLE AÇAR VE MEKTUBU DİKKATLE OKUR : "YAVER BEY'LE,
SİZE İKİ FAKİR VE KİMSESİZ ÇOCUK GÖNDERİYORUM. BU ÇOCUKLARI, UYGUN
GÖRECEĞİNİZ, BİR LİSEYE (PARASIZ YATILI OLARAK) KAYDINI YAPTIRIP..."
BU ATATÜRK'ÜN BİR EMRİDİR. KESİNLİKLE YERİNE GETİRİLECEKTİR. BAKAN
ABİDİN ÖZMEN, ORTAÖĞRETİM GENEL MÜDÜRÜ'NÜ ÇAĞIRTIR VE ŞU DİREKTİFİ
VERİR: "YAVER BEY'İN YANINDAKİ BU İKİ ÇOCUĞUN EVRAKLARINI ALINIZ VE
BU ÇOCUKLARI H.P.LİSESİ'NE PARALI YATILI OLARAK KAYDINI YAPTIRIP, Devamını oku »
Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan'ın "Ağabeyim Mustafa Kemal" isimli anıları Selis Kitaplar'dan çıktı. Merhum Makbule Atadan'ın vefatından önce gazeteci Şemsi Belli'ye anlattığı anıları ilk kez 1959'da yayınlanmıştı. 1885'te Selanik'te doğan ve 1930'da Ağabeyinin emriyle Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası'na giren Makbule Hanım, kısa süren siyaset hayatının ardından köşesine çekilmiş ve 1935'te Mecdi Boysan ile evlenmişti. 1956'da vefat eden Makbule Atadan, kitapta ağabeyinin farklı yönlerini anlatıyor.
Sekiz yıl sonra eve dönüş sevinci
Makbule Hanım ve annesi Zübeyde Hanım, Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra Selanik'ten İstanbul'a gelerek Beşiktaş Akaretler'de bir eve yerleşirler. Bu dönemde çeşitli cephelerde savaşan Atatürk, Makbule Hanım'ın anlattığına göre tam sekiz yıl evinden uzak kalmış. Makbule Hanım, Ağabeyinin Devamını oku »
Çok sevdiğimiz, izlemeye doyamadığımız bir reklam var bugünlerde; Atatürk’lü İş bankası Reklamı. Atatürk’ün vizyonu, olaylara bakışı çok güzel aktarılmış. Hedeflerimize ulaşmamız için verilen açık öğüt bin tane SIR kitabına bedel.
Önümüzdeki öğretmenler günü vesilesi ve reklamın da etkisiyle Başöğretmenimizin çocuklarla ilişkisi ile ilgili bir anısını yayınlamak istedik.
Hayatımızın şekillenmesinde ailemiz kadar payları var öğretmenlerimizin özellikle de ilkokul öğretmenlerimizin. Ben ilkokul öğretmenini her zaman sevgi ve minnettarlıkla hatırlayan şanslı gruptanım.
Atatürk’ün çocuklarla ilgili anısını ararken de O’nun bizlere aldırmış olduğu yıllardır kullandığım kaynaktan faydalandım. 80′lerin başında aldığım Avni Altıner tarafından hazırlanmış “Her Yönüyle Atatürk� kitabı. Atatürk’e ait anılar açısından bence mükemmel bir kaynak ama sanırım yeni basımı yok. Devamını oku »
atatürkün çocukluk anıları, çocuklarla olan anıları
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız Kutlu Olsun.
Çocukların bayramında Atatürk’ün çocuklarla ilgili anılarından birisine yer vermek istedik.
Anıya ; Yarının Kahramanları’nda olduğu gibi, 80′lerden kalan , eşimin “bu kitabın kendisi tarih� diyerek espri yaptığı Avni Altıner’in Her Yönüyle Atatürk kitabından ulaştık.
“�"
Mustafa Kemal’in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;
-Adın ne senin bakayım?
- Cemil
- Çankaya’da mı oturuyorsun?
- Yok. Ayrancı’da
-Mektebe gidiyor musun? Devamını oku »
Kurtulus ve Çanakkale savaslarindan sonra Ataturk u ziyarete gelen ingiliz kralini Ataturk odasinda karsilarken.ingiliz krali sorar “tamam da tum bu savasların zorluklarin ustesinden gelerek nasil boyle bir vatana sahip oldunuz� diye ataturk cevap vermeden yaverini cagirir ve masada bulunan silahi gostererek yaverinin kendisini vurmasini emreder yaver hic tereddutsuz silahi alir ve kafasina sıkar ama silah bostur.Ataturk yaverini gostererek ISTE BOYLE der.
Kurtulus savasi sonrasi fransa krali ataturku ziyeret eder.Ataturk onu sivil kiyafetleri ile karsilama salonunda karsilar.fransa krali direk konuya girerek akdeniz ve guneydogunun kendilerine verilmesi konusunda konusmaya baslar.Ataturk kraldan musade ister ve yukari kata cikar 5 dk sonra merdivenlerden uniformasiyla inen ataturk kralin karsisina gelir ve SİMDİ KONUSALİM der.
Bir sabah, Ata’nın elini öpmek üzere yanına girdim. İşleri ile meşguldu. Bir süre ayakta bekledim, birden derin bir iç geçirdi ve ‘Allah’ dedi. (O bunu sık sık tekrarlardı.)
Atatürk hakkında evvelce çok şeyler duymuştum, bu tesirle olacak, bir hayli şaşırdım. O’nun ağzından Allah kelimesini duymak beni şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı.
Ata’nın yüzüne şaşkın bir şekilde bakmış olacağım ki; ‘Sen dindar mısın?’ diye sordu. Ben de ailemden aldığım din terbiyesiyle ‘Evet, dindarım’ dedim ve bu cevabımı nasıl karşılayacağını anlamak için ürkek ürkek yüzüne baktım. Cevabım hoşuna gitmişti. ‘Çok iyi Allah büyük bir kuvvettir. O’na daima inanmak lazımdır.’ dedi ve bu konuda uzun uzun izahat verdi. Ben de o zaman anladım ki, Atatürk hakkında söylenenlerin aslı yoktur ve Ata bütün söylenenlerin hilafına dindar bir insandır.
atatürkün çocukluk anısı
Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan'ın "Ağabeyim Mustafa Kemal" isimli anıları Selis Kitaplar'dan çıktı. Merhum Makbule Atadan'ın vefatından önce gazeteci Şemsi Belli'ye anlattığı anıları ilk kez 1959'da yayınlanmıştı. 1885'te Selanik'te doğan ve 1930'da Ağabeyinin emriyle Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası'na giren Makbule Hanım, kısa süren siyaset hayatının ardından köşesine çekilmiş ve 1935'te Mecdi Boysan ile evlenmişti. 1956'da vefat eden Makbule Atadan, kitapta ağabeyinin farklı yönlerini anlatıyor.
Sekiz yıl sonra eve dönüş sevinci
Makbule Hanım ve annesi Zübeyde Hanım, Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra Selanik'ten İstanbul'a gelerek Beşiktaş Akaretler'de bir eve yerleşirler. Bu dönemde çeşitli cephelerde savaşan Atatürk, Makbule Hanım'ın anlattığına göre tam sekiz yıl evinden uzak kalmış. Makbule Hanım, Ağabeyinin dönüşünü şöyle anlatıyor: "İstanbula geleceğini haber aldığımız zaman sevincimize payan yoktu. On gün on gece hazırlık yaptık. Her tarafı sildik, süpürdük.. Sevdiği yemekleri yaptık. Sekiz senelik bir ayrılıktan ve zaferden sonra Ağabeyimin dönüşü bizi sevinçten deliye çevirmişti adeta. Ah! O gün.. O güzel ve mesut günü şu anda bile hatırladıkça içimde çok derin bir sızı hissediyorum." Devamını oku »
6
May
ATATÜRK ve sivas
atatürkün anıları
Mustafa Kemal Atatürk..
Klasik Müzik Olayini Bizim ülkemizde Denemeye Karar Vermiş.
Hangi ÅŸehirden BaÅŸlayalim Derken Anadoludan BaÅŸlayalim DemiÅŸler..
Ve Sivas şehrinde Klasik Müzik Konseri Verileceği Duyulmuş Halk Toplanmiş Ve Konser Olup Bitmiş..
Atatürk Te Bakalim Halkim Bu Olayi Beğenmişmidir Diye Sormak Istemiş..
Ama Bunu Halka Sormasi Gerektiğini Düşünmüş çünkü Belediye Başkanina Sorsa Veya Başka Kişiye Atatürk ün Getirtiği Için Doğrulari Söylemeye Bilirler Diye Düşünmüş..
Arabasiya Giderken Topluca Giden Yaklaşik 10 Kişiyi Görmüş..arabaciya Sağa çek Bakalim Demiş Ve Kendiside Arabadan Inmiş..
Atatürk ün Arabadan Indiğini Gören Ve Kendilerine Gelmekte Olduğnu Gören 10 Kişi Hemen Siraya Girmiş Atatürk ün Elini öpmek Istemişler.. Devamını oku »
Atatürk ve Nuri Conker, birinin hazırladığı, ötekinin uyguladığı plan sonunda Florya Köşkü'nün tüm nöbetçilerini atlatırlar ve köşkten kaçarlar...
Altlarında, Nuri Conker'in bir arkadaşının arabası vardı. Eylül sonu akşamı sonbaharın tadını çıkararak, Çekmece'ye doğru gidiyorlardı. Birden Atatürk'ün gözleri akşam güneşi altında çift süren bir köylüye takıldı. Yaşlı bir adamdı bu. Sabanının sapına iyice yapışmış, toprakları yavaş yavaş deviriyordu. Fakat çiftin bir yanında öküz, bir yanında merkep vardı. Eşit güçlerle çekilmediği için saban yalpa yapıyordu.
Atatürk şoföre durmasını söyledi.
İndiler. Köylüye seslendi:
"Kolay gelsin AÄŸa!.."
Köylü bu sese başını çevirmeden karşılık verdi:
"Kolay gelsin"
"İşler nasıl Ağa? Bu yıl mahsülden yüzünüz güldü mü?"
Köylü isteksiz konuştu: Devamını oku »
atatürkün futbolla ilgili bir anısı, atatürkün anıları
Büyük ATATÜRK’ün futbolla ilgili bir anısını en yakın arkadaşlarından Kılıç Ali’nin oğlu olan, devrinin ünlü futbolcusu Gündüz KILIÇ yıllar sonra kaleme aldığı ve bir gazetede yayınlanan yazısında tatlı bir üslup içinde şöyle dile getirmiş. ATATÜRK yakın arkadaşı Kılıç Ali’nin evine bir ziyaret için uğradığında, evde başka kimse bulunmadığı için Gündüz KILIÇ tarafından ağırlanmıştı. Bundan sonrasını rahmetli Gündüz KILIÇ’tan nakledelim.
...ATATÜRK şerbetini yudumlarken 'Gel şöyle oturda seninle konuşalım biraz' dedi ve bana karşısındaki koltuğu gösterdi. Oturdum ama inanın içimin yağları eridi.İşin asıl zor tarafının bundan sonra başlayacağını hissediyordum. Çünkü ATATÜRK’ün özellikle gençlere değişik zeka soruları sorarak onları imtihan etmekten pek hoşlandığını biliyordum. Mahçup olma korkusu bütün benliğimi sarmıştı. Fakat çok şükür sorduğu soru korktuğum türden olmadı.
O sıralarda Milli futbol takımımız Halk Evleri Takımı adı altında Rusya’da 5-6 maç yapmıştı. Maçların çoğunda fena sonuçlar alınmıştı. Yaşımın pek genç olmasına rağmen, ben de kadroya alınmıştım. Ülkesinde olup biten her şeyle ilgilenen ATATÜRK’ün Rusya yenilgileri de gözünden kaçmamıştı. Devamını oku »